Kibritçi Kız
Bir zamanlar soğuk bir kış gecesi, şehirde küçük bir kız yaşardı. Bu kızın ailesi çok fakirdi ve evde yiyecekleri yoktu. Kızın tek eğlencesi, camdan dışarıya bakarak insanları ve aileleri gözlemlemekti.
O kış gecesi, kızın elleri donmuştu ve karnı çok açtı. Camdan dışarıya bakarken, sıcak evlerde aileleriyle bir arada olan insanları gördü. Bu manzara, onun içini sızlattı. Birdenbire, yanında bir kibritçi kutusu buldu. Kibritçi kutusunu yakmaya karar verdi, belki de biraz sıcaklık bulabilirdi.
İlk kibriti çaktığında, sıcak bir ışık parladı ve kızın yüzü aydınlandı. O sıcak ışıkla birlikte, güzel bir masa ve üzerinde en lezzetli yemeklerin olduğu bir oda hayal etmeye başladı. Ancak kibritin alevi söndüğünde, hayal de kayboldu.
Kız bir diğer kibriti yaktığında, bu kez büyük bir ağaç altında buldu kendisini. Ağaç, rengarenk süslerle donatılmıştı ve altında yüzlerce hediye bulunuyordu. Ancak kibrit sönünce, bu güzel manzara da yok oldu.
Üçüncü kibriti yaktığında, kendini sıcak bir sobanın yanında buldu. Soba, ısı ve aydınlık yayıyordu ve kızın etrafındaki soğuğu unutturdu. Ancak yine kibrit sönünce, soba da kayboldu.
Kız bir sonraki kibriti yaktığında, gökyüzünde parlak yıldızları ve güzel bir Noel ağacını gördü. Her yıldız, sevdiklerini hatırlatıyordu. Ancak kibrit sönünce, bu güzel manzara da kayboldu.
Kız artık son kibriti yakmaya karar verdi. Bu seferde gördüğü, gökyüzündeki en parlak yıldızlardan biri oldu. O yıldızı izlerken, gökyüzünden kayarak aşağı indi ve bir kadın figürüne dönüştü. Bu kadın, kızın büyükannesine benzeyen bir melek gibiydi. Kızın göğe yükseldiğini ve sıcaklığı ve ışığı sonsuza kadar hissettiğini söyledi.
Ertesi sabah, şehirdeki insanlar, sokakta donmuş bir kızın cesedini buldular. Kızın yüzünde bir tebessüm vardı ve elinde sona ermiş kibritçi kutusu bulunuyordu. İnsanlar, kızın gökyüzündeki parlak yıldızlar arasında mutlu olduğuna inandılar.
Ve o günden sonra, insanlar "Kibritçi Kız" masalını paylaştılar ve insanların yardımsever ve merhametli olmaları gerektiğini hatırlattılar.
Alakalı İçerikler
-
Keloğlan ve Sihirli Sürahi 10 Ay önce
Keloğlan bastonunu eline almış, yollara düşmüş. Günler geçmiş, dağlar aşmış, dereler geçmiş. Bir gün ormanda yolunu kaybetmiş. Tam geri dönecekken yaşlı bir dede görmüş, elinde bir testiyle su doldurmaya çalışıyormuş.
-
Keloğlan ve Sihirli Değnek 1 Yıl önce
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, yemyeşil dağların arasında bir köy varmış. Bu köyde Keloğlan adında, saf ama bir o kadar da akıllı bir delikanlı yaşarmış...
-
Gece ile Gündüz - Unutulan Antlaşma 1 Yıl önce
Evrenin başlangıcında, Gece ve Gündüz sadece birer güç değildi; onlar yaşayan, nefes alan varlıklardı. Gece siyah bir pelerin gibi gökyüzüne yayılır, yıldızlar onun nefesiyle parlar; Gündüz ise güneşin kor ateşi gibi gökyüzünü yakar, her köşeyi aydınlatırdı...
-
Mezopotamya'nın Masalsı Yolculuğu - Sümerlerden Babillilere ve Asurilere 2 Yıl önce
Bir zamanlar, çok eski zamanlarda, Dicle ve Fırat nehirlerinin kıyısında, bereketli topraklar üzerinde birçok büyük medeniyet doğdu.
-
Gökyüzünde Parlayan Yıldız ve Çoban 2 Yıl önce
Uzun uzun yıllar önce bir zamanlar gök yüzü daha parlak, daha temiz ve geceleri daha yıldızları görmek daha kolaymış. İnsanlar geceleri yızdızları izler onlar da huzur ve hatta onlarla yollarını, yönlerini bulurlarmış. İşte böyle bir zaman da yaşayan bir çoban varmış.
-
Keloğlan'ın Işıldayan Dilekleri 2 Yıl önce
Bir zamanlar, uzak bir köyde yaşayan fakir bir ailenin tek çocuğu Keloğlan varmış. Keloğlan, zeki ve cesur bir çocuktu, ancak ailesiyle birlikte geçim sıkıntısı çekiyorlardı..
- Masal
- Kibritçi Kız
Tepkini Göster
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Yorumlar
Sende Yorumunu Ekle