Gökyüzünde Parlayan Yıldız ve Çoban

968 A- A+
09 Ocak 2024 Salı - 09:11 (2 Yıl önce) 4 dk okuma

Uzun uzun yıllar önce bir zamanlar gök yüzü daha parlak, daha temiz ve geceleri daha yıldızları görmek daha kolaymış. İnsanlar geceleri yızdızları izler onlar da huzur ve hatta onlarla yollarını, yönlerini bulurlarmış. İşte böyle bir zaman da yaşayan bir çoban varmış.

Çoban iyi kalpli, insanlara yardım etmeyi seven, çalışmaktan korkmayan ve çokda güçlü birisiymiş. Bütün gün köylülere ait olan koyunları kırlarda gezdirir, hayvanların en güzel ve en yeşil otlardan yemeleri için kimselerin gitmediği vadilere gider yeni yeni otlaklar gezermiş.

Günler böyle geçip giderken günlerden birgün yine parlak bir gece günün vermiş olduğu yorgunlukla çayırdaki çimenlerin üzerine uzanmış ve gök yüzünü  izlemeye başlamış. Gecenin karanlığı ile birleşen yıldızların parıltısı ona huzur veriyormuş. Derken gök yüzünde çok parlak bir ışık belirmiş. Işık o kadar parlakmış ki sanki gündüz olmuş güneş doğmuş gibi olmuş. Işığın ardından şiddetli ve gürültülü bir ses duymuş. Küçük çoban sesin geldiği ve ışığın düştüğü yere doğru koşmuş. Gitmiş gitmiş ve bir tepenin ardına varmış ama karanlıkta nereden geldiğine ve nerelerden geçtiğine hiç dikkat etmemiş. 

Sonunda tepelerin ardındaki o yere ulaşmış ve birde ne görsün vadinin ortasında kocaman bir çukur görmüş. Çukurun yanına yanına inmiş her taraf duman içindeymiş. Sonra birde ne görsün çukurun içinde saçları pırıl pırıl parlayan bir insan varmış. Hemen yardım etmek için yanına koşmuş ve onu oradan alıp tepenin üzerinde bir yere çıkartmış. Ona yardımcı olup kendine gelmesi için çok uğraşmış. Ama hala baygınmış. Hemen etraftaki dal parçalarından çekmeli bir araba yayıp onu yaşadığı köye götürmüş.

 

Köyün şifacısı bu yabancıya yardım etmiş. Çeşitli otlar ile yaptığı şifalı karışımları içirmiş. Aradan bir kaç gün geçtikten sonra yabancı kendine gelmiş. Çobanın anlattıkları ile meraklanan köy halkı yabancının kendine gelmesiyle merakları daha da artmış. Herkes bu yancının nereden ve o çukura nasıl geldiğini merak ediyormuş. 

O geceden sonra gökyüzü sanki daha bir karanlık olmuş. Yıldızlar eskisi gibi parlamıyor insanlar geceleri yollarını daha zor buluyormuş. Günler günleri kovalamış. Yabancı aradan bir zaman geçtikten sonra kendine gelmiş ve iyileşmiş. Başından geçene bütün hikayeyi anlatmış. Kendisi aslında bir yıldızmış ve kötü insanların yaptıklarından dolaya dünyaya düştüğünü anlatmış. Gökyüzünün tekrar parlak olması için iyiliğin artması gerektiğini söylemiş.

Çoban ve bütün halk dörtbir yana dağılık bu olayı anlatmışlar. Karanlıkta kalmamak için insanların iyi olması gerektiğini söylemişler. Bu anlatılanlardan ders çıkartan insanlar daha iyi olmak için birbirleri ile yarışmışlar. İyilik çoğalınca düşen yıldızda gök yüzüne yükselmiş ve insanlara ışığıyla yol ve yön göstermeye devam etmiş. Çobanda eskisi için koyunları geceleri çayırlardan getirmiş ve yıldızlar sayesinde yolunu çok kolay bulmuş. O günden sonra bu yıldıza çoban yıldızı demişler ve diğer herkes onu bu isimle tanımış.

Alakalı İçerikler

  • Keloğlan ve Sihirli Sürahi 10 Ay önce

    Keloğlan bastonunu eline almış, yollara düşmüş. Günler geçmiş, dağlar aşmış, dereler geçmiş. Bir gün ormanda yolunu kaybetmiş. Tam geri dönecekken yaşlı bir dede görmüş, elinde bir testiyle su doldurmaya çalışıyormuş.

    Keloğlan ve Sihirli Sürahi
  • Keloğlan ve Sihirli Değnek 1 Yıl önce

    Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, yemyeşil dağların arasında bir köy varmış. Bu köyde Keloğlan adında, saf ama bir o kadar da akıllı bir delikanlı yaşarmış...

    Keloğlan ve Sihirli Değnek
  • Gece ile Gündüz - Unutulan Antlaşma 1 Yıl önce

    Evrenin başlangıcında, Gece ve Gündüz sadece birer güç değildi; onlar yaşayan, nefes alan varlıklardı. Gece siyah bir pelerin gibi gökyüzüne yayılır, yıldızlar onun nefesiyle parlar; Gündüz ise güneşin kor ateşi gibi gökyüzünü yakar, her köşeyi aydınlatırdı...

    Gece ile Gündüz - Unutulan Antlaşma
  • Mezopotamya'nın Masalsı Yolculuğu - Sümerlerden Babillilere ve Asurilere 2 Yıl önce

    Bir zamanlar, çok eski zamanlarda, Dicle ve Fırat nehirlerinin kıyısında, bereketli topraklar üzerinde birçok büyük medeniyet doğdu.

    Mezopotamya'nın Masalsı Yolculuğu - Sümerlerden Babillilere ve Asurilere
  • Keloğlan'ın Işıldayan Dilekleri 2 Yıl önce

    Bir zamanlar, uzak bir köyde yaşayan fakir bir ailenin tek çocuğu Keloğlan varmış. Keloğlan, zeki ve cesur bir çocuktu, ancak ailesiyle birlikte geçim sıkıntısı çekiyorlardı..

    Keloğlan'ın Işıldayan Dilekleri
  • Rüzgar ve Toprağın Dostluğu 2 Yıl önce

    Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanda Rüzgar ve Toprak adında iki dost yaşarmış...

    Rüzgar ve Toprağın Dostluğu

  • Masal



Yorumlar
Sende Yorumunu Ekle
Kullanıcı
0 karakter
Yazarın Diğer Etiketleri Tümünü Göster
Popüler Etiketler Tümünü Göster
Yazarın Diğer İçerikleri
  • Keloğlan ve Sihirli Sürahi 10 Ay önce

    Keloğlan bastonunu eline almış, yollara düşmüş. Günler geçmiş, dağlar aşmış, dereler geçmiş. Bir gün ormanda yolunu kaybetmiş. Tam geri dönecekken yaşlı bir dede görmüş, elinde bir testiyle su doldurmaya çalışıyormuş.

    Keloğlan ve Sihirli Sürahi
  • Keloğlan ve Sihirli Değnek 1 Yıl önce

    Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, yemyeşil dağların arasında bir köy varmış. Bu köyde Keloğlan adında, saf ama bir o kadar da akıllı bir delikanlı yaşarmış...

    Keloğlan ve Sihirli Değnek
  • Gece ile Gündüz - Unutulan Antlaşma 1 Yıl önce

    Evrenin başlangıcında, Gece ve Gündüz sadece birer güç değildi; onlar yaşayan, nefes alan varlıklardı. Gece siyah bir pelerin gibi gökyüzüne yayılır, yıldızlar onun nefesiyle parlar; Gündüz ise güneşin kor ateşi gibi gökyüzünü yakar, her köşeyi aydınlatırdı...

    Gece ile Gündüz - Unutulan Antlaşma
  • Mezopotamya'nın Masalsı Yolculuğu - Sümerlerden Babillilere ve Asurilere 2 Yıl önce

    Bir zamanlar, çok eski zamanlarda, Dicle ve Fırat nehirlerinin kıyısında, bereketli topraklar üzerinde birçok büyük medeniyet doğdu.

    Mezopotamya'nın Masalsı Yolculuğu - Sümerlerden Babillilere ve Asurilere
  • Keloğlan'ın Işıldayan Dilekleri 2 Yıl önce

    Bir zamanlar, uzak bir köyde yaşayan fakir bir ailenin tek çocuğu Keloğlan varmış. Keloğlan, zeki ve cesur bir çocuktu, ancak ailesiyle birlikte geçim sıkıntısı çekiyorlardı..

    Keloğlan'ın Işıldayan Dilekleri
  • Rüzgar ve Toprağın Dostluğu 2 Yıl önce

    Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanda Rüzgar ve Toprak adında iki dost yaşarmış...

    Rüzgar ve Toprağın Dostluğu